Crash Landing On You

  • Bölüm Sayısı: 16
  • Tür: Romantik, Komedi, Arkadaşlık, Dram
  • Kanal: tvN , Netflix
  • Yıl: 2019

Kuzey Koreli bir asker ile Güney Koreli bir varisin hikayesi…

Crash Landing On You final yapalı bir süre oldu ancak yankıları devam ediyor. Bu diziyi bitirdikten sonra yazmadan bir süre beklemek istedim. Hyun Bin bende bir zaaf olduğu için taraf tutarak yazarım diye de korkmadım değil hani. Kendi jenerasyonundan beğendiğim iki aktörden birisi Hyun Bin olur diğeri de Gong Yoo tabi ki 🙂

Dizimiz Güney Koreli çok zengin bir aileden gelen ancak kendi şirketini kurarak sıfırdan başlayıp çok başarılı olan bir kadının – ki kendisi Son Ye Jin– kasırga sonucunda kazayla Kuzey Koreye düşmesini ( evet… tam anlamıyla ) ve bir askerle – kendisi Hyun Bin oluyor – karşılaşması sonucunda gelişen olayları anlatıyor. Askerimiz prensesimizi evinde saklamak ve korumak zorunda kalıyor sonucunda da aşk filizleniyor.

Diziye başlama sebebim oyuncularından dolayıydı. İki başrol de çok beğenerek takip ettiğim ve bir çift olarak görmekten çok hoşlanacağım ikiliydi. Bu nedenle takip ettim ve bekledim. İlk hafta izledikten sonra bir hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf etmeliyim. Çünkü komedi tadı daha ağır basmıştı ve ben biraz daha ağır bir atmosfer hayal etmiştim. Bu durumu tartıştıktan sonra birisi bana dizinin yazarını hatırlattı ve hak verdim. Park Ji Eun korenin en başarılı dizilerinden olan My Love From the Star ve The Legend of the Blue Sea ‘nin yazarıdır. Gerçekten başarılı bir yazar olmasına ve dizileri çok tutmasına rağmen – taşlanmayacaksam eğer – çok sevemediğimi itiraf etmek gerekir. Bahsettiğim dizilerini de izlemiş ve beğenmiş olmama rağmen beni aşırı sürekleyen dramalar olmadı ne yazık ki …… taaaaa kiiii Crash Landing On You gelene kadar 🙂

Benim diziye ısınmam biraz zaman aldı. Üçüncü dördüncü bölüm civarı acayip sardım ve kendimi durduramadım. Bu diziyi diğerlerinden daha çok beğenmemin sebebi fantastik ögeler içermemesi olabilir. Tabi bir Güney Koreli’nin kasırga ile Kuzey Kore’ye düşmesini fantastik bir olay saymazsak 🙂

Crash Landing On You kablolu kanallarda yayınlanan en yüksek reytingi almayı başararak Goblin‘i tahtından etti. Acayip bir başarı dalgası yarattı, insanları çok feci peşinden sürükledi. Gerek dizi esnasında gerek dizi sonrasında Hyun Bin ve Son Ye Jin arasında aşk dedikoduları aldı başını gitti. Basına sızan bazı fotoğraflar, çekim arasında ve sonrasında yayınlanan görüntüler bu dedikoduları körükledi…. Oyuncuların ajansları bunu yalanladı tabi ama daha önce bu kimyaları gördüğümüzde sonucunu da gördük 🙂 Bkz. Descendant of the Sun Bkz. Weightlifting Fairy Kim Bok Joo…..

Yazarımız elbette çok başarılı başarılı da… Ekranda gördüğümüz kimya inanılmazdı. Hyun Bin‘in canlandırdığı Ri Jeong-Hyeok ve Son Ye Jin‘in hayat verdiği Yoon Se-Ri bu diziyi insanlara izleten ana sebep oldu. Dizimizin ilk yarısı Kuzey Kore’de geçmekte, köydeki insanlar ve samimi ortam, Ri Jeong-Hyeok‘un askerleri çok sevecen karakterlerdi.

Tabi ki dizide çok ağır eleştiriler de vardı. Özellikle Kuzey Kore ve sunduğu yaşantı üzerinden yürütülen eleştiriler hemen göze çarpıyordu. Sık sık elektriklerin gitmesi gibi, araba bulunmaması, ısıtıcıların olmaması ya da sık sık bozulması, gıda eksikleri vs vs…. Ancak köydeki ablaları kim unutabilir ki 🙂

Dizimizin diğer iki başrolü ise Ri Jeong-Hyeok‘un nişanlısı Seo Dan rolünde gördüğümüz Seo Ji-Hye ve Yoon Se-Ri‘nin Güney Kore’den tanıdığı dolandırıcı Gu Seung-Jung rolünde Kim Jung-Hyun

Seo Dan bize nişanlısına aşık bir kadın olarak tanıtıldı. Bu da beni dizi klişeye düşecek diye çok korkuttu. Çünkü gıcık ve şeytani ikinci kadın başrollerden gına geldi artık kusasım geliyor. Ki potansiyeli de vardı Seo Ji Hye‘nin ancak bir kaç denemesi olsa da kendine has cazibesi olan bir karaktere evrildi. Benim gözümde Kim Jung Hyun‘un canlandırdığı Gu Seung Jung da oldukça potansiyeli olan bir karakterdi. Ancak bu ikiliye fırsat verilmediğini düşünüyorum.

Neden izlemeliyiz?

Bence inanılmaz kimya bir sebep olabilir, benim için öyleydi en azından 🙂 Dizinin ost’unda beğendiğim müzikler vardı. I Give You My Heart parçası ile IU ‘nun sesini duymak hoş bir sürprizdi, parça çok güzeldi. Baek Ye Rin – Here I Am ve dizinin various artists albümünden Sigriswil bence hem adının taşıdığı anı hem de duygusallığı ile çok başarılı bir enstrümental parçaydı.

Drama Kuzey Kore ve Güney Kore’nin birleşmesi ile ilgili birçok mesaj verdi. Bu konuya atıf yapan birçok sahne vardı. Özellikle son bölüme doğru, iki taraf arasındaki 38.paralel sınırında çekilen sahnede iki aşığın önündeki engeli temsil eden sarı sınır çizgisi ve gökyüzünde sınır yokmuşçasına uçan kuşlar…. bu sahnedeki göndermeyi unutamayacağım. Bence oldukça başarılıydı.

Dizinin görüntüleri inanılmazdı, çekimler çok güzeldi. Hele manzaralar… bunun için yönetmeni tebrik etmek gerekir tabi. Çok güzeldi gerçekten ama bu açıdan Goblin‘i geçebileceğini sanmıyorum. Yine de özellikle İsviçre sahneleri oldukça başarılıydı.

Epilogues … son sahneler

Crash Landing On You oyuncuları, oyunculukları ve kimya hariç neyiyle bu kadar özeldi derseniz cevabım her bölümün sonunda verilen ”epilogue”lar olur. Bölümler bittikten sonra verilen ortama 2dk’lik son sahneler ile izleyiciye apayrı bir dünya sunuldu. Bu sahneleri izlemek opsiyonel değil, konuyu anlamak için mutlaka izlemek gerekiyor. Bize kahramanlarımızın geçmişlerini parça parça verirken, İsviçre’de geçen hikayeyi de aktarıyor. Bu parçaları bulmak ve sıraya koymak da izleyicinin keyifle yapacağı bir puzzle gibi. 2-3 dk olmasına rağmen bu sahneleri izlemek inanılmaz bir heyecan veriyordu. Bu nedenle özellikle çok akıllıca bir hamle olduğunu düşünüyorum.

Neler rahatsız etti?

Diziye ısınmamın biraz zaman aldığını söylemiştim. Bu benim açımdan bir problemdi çünkü beklentim farklıydı. Ancak oyuncular sağolsun devam edince diziye sardım. Son Ye Jin’in canlandırdığı karakter ilk başlarda aşırı şımarık gelmişti ve soğumadım desem yalan olur özellikle ilk bölümde hoşuma gitmedi. Ama karakter kendini hızlı toparladı, bir an k-dramanın ilk zamanlarındaki gibi bir karakterle karşı karşıya mıyız diye çok korkmuştum. Korkum boşa çıktı Son Ye Jin çok başarılıydı. Hyun Bin’e laf yok. Öhöömm zaten kendisi zaafımdır. Asker üniforması içinde bir şahaneydi, canlandırdığı güçlü karakterin saf yönlerini görmek çok tatlıydı. Rahatsız eden noktaları yazacaktım ama pek olmadı galiba 🙂

Dizinin bütününü değerlendirdiğimde beni rahatsız eden iki nokta var. Bunlardan ilki dizinin İsviçre bölümlerinin post-production olmasından kaynaklanıyor. Elbette mali açıdan bu sahnelerin toplu olarak çekilmesi doğru geliyor. Ancak duygusal açıdan sorun çıkabiliyor. Dizinin son bölümünün finali İsviçre’de geçiyor, haliyle önceden çekilmiş. Süreç içerisinde gelişen Ri Jeong Hyeok ile finalde gördüğüm Ri Jeong Hyeok bana duygusal doygunluk açısından farklı göründü. Bunda ne oyuncunun ne de hikayenin bir suçu olmadığını biliyorum. Sonuçta karakter süreç içinde bu doygunluğa erişti ama yine de bende bir eksiklik bırakmadı diyemem… Bunu elbette farklı açıdan da yorumlayabiliriz. Çünkü karakterlerimiz İsviçre’de üç yıl sonra buluştu, aradan geçen sürenin etkisi olarak da yorumlanabilir bu.

Benim için ikinci büyük eksiklik ve rahatsızlık kaynağı diğer başrollerimizin potansiyellerini göremeyişimiz oldu. Bu noktada biraz spoiler vereceğim dikkat !!!

Seo Dan ve Gu Seung Jung birbirleri ile iyi uyum yakalayan karakterlerdi ancak ekran süreleri kısaydı. Hikaye özellikle başrollerin yanında sönük kalıyordu, evet, ama yine de daha iyi bir sonu hak ediyorlardı. Bu nedenle senaristimize çok kızgınım. Çünkü bu karakterler başrol sayılmasına rağmen sadece Hyun Bin ve Son Ye Jin‘in birbirlerine olan sevgilerinin kanıtlanması için kullanıldılar. Özellikle sonunda Gu Seung Jung’un ölmesi gerçekten berbat bir karardı. Bu kadar gerçekçilik beklemiyorduk ölmesine gerek yoktu…. 🙁 Üstelik drama bize bu kadar gerçek üstü bir komedi sunarken. Daha da kötüsü finalde Seo Dan‘ın annesinin falcıya gidip kızının geleceğini ve evliliğini sorması, falcının da üç sene önce kaybolmuş bir daha olmayacak demesi…. Sonunda Seo Dan‘dan bir gülümseme alıyoruz ve sahne kapanıyor… Bu gerçekten acımasızcaydı.

Finalimiz bize mutlu son verdi, en azından ilk başrol çiftimiz için… Bence Kuzey Koreli bir asker ve Güney Koreli bir zengin için olabilecek en mantıklı sondu ortak paydada buluşmak… O ortak payda da İsviçre oldu. Çiftimizin ilk kez karşılaştıkları yer yani. Tabi ben daha önce sınırda yaşanan gibi duygu yüklü bir an beklemiştim. İstediğim karşılığı alamamış olsam da uzun süre beklenen bir kavuşma oldu. Güzel bir diziydi. Kuzey Kore sahnelerinden beklemediğim kadar keyif aldım. Yoon Se-Ri’nin Kuzey Kore’deki arkadaşlarını bir daha göremeyecek olması üzücüydü ancak bir şekilde özlemini duyurduğu için de kötü son olmadı. Tavsiye edeceğim bir drama oldu. Bitmesi acayip üzdü, ağzımda Goblin gibi bir tad bıraktığı doğrudur. Onu geçebilir mi peki? sanırım kıl payıyla bir adım gerisinde…. ama oyunculara olan sevgim eşdeğer 🙂

Güney Kore ve Kuzey Kore’nin birgün mutlak huzuru bulup birleşmesi ve aynı halktan ayrı kalanların kavuşması dileğiyle….

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 48

Crash Landing On You” üzerine 4 görüş

  1. Diziyi alip göturen başrollerin uyumuydu cidden yoksa mantik hatasi olan sinir bozucu cok sahne vardi o yüzden goblin hala bir numara🙈

    1. Goblin’in ayrı bir yeri var evet… ama benim için Crash Landing on You da çok çok başarılı oldu… Uyum olabilecek en üst seviyedeydi. Zaten çiftin birlikte oldukları haberi de yayıldı artık neden olduğunu biliyoruz ^^

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön