Do You Like Brahms? [İlk İzlenim]

Do_You_Like_Brahms?_dramako_3
  • Bölüm Sayısı: 16
  • Tür: Romantik, Dram, Arkadaşlık, Müzik
  • Kanal: SBS
  • Yıl: 2020

Yaklaşık bir ay süren bir ara dönemden sonra ağustos sonu eylül başı gibi yeni sezon dizileri yayına girmeye başladı. İçlerinde en çok hoşuma gidenlerden birisi de Do You Like Brahms? oldu. Hiç beklenmedik bir beğeniydi bu çünkü diziden herhangi bir beklentim yoktu. Aslına bakarsanız izlemeyi bile planlamamıştım. Sadece şans eseri tanıtımını izledim ve beni içine çekti. Oyuncuları ayrı ayrı beğenirim ama uyumlarının nasıl olacağını tam kestiremiyordum. İlk bölümüne bir şans vermek istedim ve işte buradayız.

Konusuna gelirsek…

Dizi hayatlarının önemli bir yerine müziği koyarak ilerlemeye çalışan bir grup genç yetişkini anlatıyor. Üniversite dizisi gibi görülmesine rağmen bana biraz daha üst yaş grubuna hitap edebilirmiş gibi geldi. Çünkü drama 30’una yakın, mezun olmuş ya da uzatmaları oynayan karakterlere sahip. Dizinin tonu yumuşak, hafif ilerleyecek gibi hissediyorum. Karakterlerin iç dünyalarıyla birlite gelişecek hafif melankolik bir dizi olabilir, ilk hafta üzerinden öyle bir izlenim edindim.

Do_You_Like_Brahms?_dramako_1
Do You Like Brahms?

Chae Song Ah (Park Eun Bin), prestijli bir üniversitenin işletme bölümünden mezun olduktan sonra hayalinin peşinden koşmak ister. Bütün arkadaşları iş arayışına girerken, kendisi keman öğrenmeye başlar ve üç başarısız girişimden sonra mezun olduğu üniversitenin konservatuarına girmeye hak kazanır. Mezun olmaya bir senesi kalmışken, 29 yaşında, keman çalmaya olan hevesi ve arzusu bir an olsun azalmamıştır. Ancak hem yaşının büyük olması hem de çok yetenekli olmaması ilerlemesini güçleştirmektedir. Müziğe olan tutkusu ise biraz olsun eksilmemiştir.

Park Joon Young (Kim Min Jae), aynı üniversitede konservatuarda eğitim gören çok yetenekli piyanisttir. Küçüklüğünden beri üniversitenin vakfından burs alan yetenekli bir genç olarak Joon Young, müziği bir heves değil hayatta kalmanın bir yolu olarak görmektedir. Yarışmalardan aldığı para ödülleri ve bursu ile ailesinin geçimine yardımcı olmaktadır. Üniversitede okurken katıldığı uluslararası bir piyano yarışmasında ikinci olmasıyla ünü de artar. Üniversite ve vakıftan aldığı destek ile yurtdışına turnelere gönderilir.

Eğitimleri boyunca birbirlerine denk gelemeyen ikili, okul hayatlarının son dönemini -farklı nedenlerden ötürü- aynı zaman diliminde okumaya başlar. Bu sayede birbirlerine yaşıt olan, Chae Song Ah ve Park Joon Young, 29 yaşında üniversite öğrencisi olarak kampüste karşılaşırlar. Daha önce vakıf işleri dolayısıyla bir araya gelmiş olan ikili çeşitli vesilelerle karşılaşmaya devam eder ve sonunda arkadaş olmaya karar verir. Bu şekilde hikayemiz başlar.

Do_You_Like_Brahms?_dramako_5

Yan Karakterler…

Dizinin insanları iten bir tarafı var. Bu da senaryonun iki tane aşk üçgeni içermesi. Söyleyince kulağa çok kötü geliyor farkındayım. Dizinin iki ana karakteri, kendi aşk üçgenlerinde ikincil karakter olarak kalıyorlar. Tek taraflı aşk yaşıyorlar anlayacağınız. Başrollerimizin yanında dört adet de yan karakteri sayarsak, drama toplam altı müzisyen-öğrenci üzerinden ilerleyecek. İlk afişte görülen (en başta) altı arkadaşın ilişkilerini izleyeceğiz.

Do_You_Like_Brahms?_dramako_4

Dramanın Atmosferi…

Ben hafif melankolik karakterlere, kendine dönük, iyileşmeyi temele alan dizilere bayılıyorum. Sanırım beni diziye çeken de bu oldu. Pek çok yorumda dizinin A Piece of Your Mind tadında olduğunu okudum. Genel olarak doğru diyebilirim. Konu bazında değil ancak dizinin atmosferi bazında gerçekten öyle. Çekimleri müzikler, karakterlerin iç konuşmaları bana çok çekici geldi. Acele etmeyen, sakin, hafif tonda ilerleyen bir dizi olacak gibi duruyor. Tabi bu yavaşlık bizi iki aşk üçgeniyle birlikte boğar mı? Dizinin gelişme sürecini yavaş ve sıkıcı kılar mı? belli olmaz. Herşey senarist ve yönetmene bağlı diyebilirim. Şimdilik ben oldukça beğendim. Aşk üçgenleri konusuna gelirsek… Karakterler pis ve çirkef oynamadıkları için şimdiye kadar gözüme batan bir durum olmadı.

Beni çekimser bırakan bir diğer konu başrollerin arasındaki kimyaydı. Dizi tanıtımlarına denk geldiğim zamanlarda, iki başrolü nedense bir arada düşünemiyordum. Ayrı ayrı oldukça sevdiğim oyuncular ancak bir arada nasıl bir uyum yakalayacaklar acaba diyordum. Kim Min Jae ‘yi kendisini ilk gördüğüm Twenty Again dramasından beri severim. Romantic Doctor Kim ve tabi ki Goblin‘de de kendisini izledim. Bence özellikle Woo Do Hwan ile birlikte rol aldığı Great Seducer dizisinde şahane bir performans sergilemişti. Zaten ondan sonra başrol alması kaçınılmaz bir olaydı. Park Eun Bin için Age of Youth diyorum, başka birşey demiyorum. Kendisi izlediğim iki muhteşem sezondan sonra, hemen takip ettiğim isimler arasındaki yerini aldı.

İkiliyi ilginç bir şekilde beğendim. Drama içerisinde oldukça uyumlu geldiler bana. Karakter gelişimlerine göre önce çok iyi arkadaş ardından çok tatlı sevgili olabilecek potansiyelleri var. Umarım senaryo iyi gider, bize çok güzel ve dengeli bir ilişki süreci vermeyi başarırlar. Hazır ellerinde kimyaları tutan iki değerli oyuncu varken, bunu izleyiciye vermeleri boyunlarının borcu XD

Klasik müzik, dizinin arkaplanını oluşturacak gibi geldi. Yani odakta olan müzik değil de, müziği kendilerine uğraş edinen yetişkinler olacak. Bu durumda Nodame Cantabile gibi her bölümde bir klasik parçayı konu edinen, müzik temalı dramalardan uzak bir dizi göreceğimizi hissediyorum. Dizinin ilk haftasında karakterlerin hayatlarına odaklı birer bölüm izledik. Henüz üniversite hayatları ya da müzik eğitimlerine derinlemesine inen bir yan görmedim.

Ne kadar şans vermeliyim?

Dizinin tonu ilk izleyişten kendini belli ediyor. Eğer hafif melankolik, arayış içinde, kendine dönük karakterlerin iyileşme hikayelerini seviyorsanız, muhtemelen bu diziyi seveceksinizdir. Yukarıda bahsettiğim gibi dizinin ilerleyen bölümlerde kötüye gitme ihtimali de var, yok değil, herşey senaryoya bağlı. Ancak ilk iki bölüm üzerinden değerlendirdiğim düşünülecek olursa, şimdilik gayet ferah gidiyor. İlk bölüme bir göz atmanızı öneririm. Dramanın genel atmosferi aynı şekilde ilerlediğinden eğer beğenirseniz zaten devam edeceksinizdir. Aksiyon ve intikam dizilerinin arttığını düşünürsek, hafta başında p.tesi-salı yayın akışında sakin bir drama izlemek kötü bir tercih olmayacaktır. Potansiyel barındıran bir drama olduğundan en azından iki bölüm şans vermelisiniz diye düşünüyorum 🙂 Eğer izlediyseniz görüşlerinizi bizimle de paylaşmayı unutmayın, izlenimlerinizi bekliyoruz 😀

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 44

Do You Like Brahms? [İlk İzlenim]” için bir görüş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön