Healer

2014 sonu, 2015 başı döneminde KBS kanalında yayınlanan Healer dramasını bir solukta bitirdim. Başlarda her ne kadar dramaya bağlanma sorunu yaşasam da, sonrasında değil drama izlediğimi, dahil olmuş olduğum hikayenin bir parçası gibi hissettim kendimi, bu anlamda gerçekten başarılı ve doğal bir kurgu sunuyor izleyiciye.

Dramaya başladığım zamanlarda bu drama hakkında çok fazla olumlu şey yazabileceğimi düşünmüyordum aslında. Öyle ki bu durum beni korkutmadı da değil çünkü Asianwiki’ye baktığımda almış olduğu değerlendirme 90’ın üzerinde.

İnsanlar bu kadar puan vermişlerse, muhakkak benim göremediğim bir şey görmüşlerdir diye düşünüp devam ettim. Bu düşünceye sahip olduğumda sanıyorum 5. bölüm civarında takılıyordum. Tam bu düşünce sonrasında dramanın nasıl bittiğini algılayamadım. Bir sonraki bölüm, bir sonraki bölüm derken, Netflix‘ten izlediğim her bölümün birer adı olduğunu dahi 20. bölümde fark ettim. O da var, 20 bölümlük dramalar genelde bana acı veriyor ama genelde Kore dramalarının o son 5 bölümündeki dinlenme süresini Healer, meğer ilk 5 bölümde kullanmış. Sonrasında izleyicisine dinlenmek için pek fırsat vermiyor. Öyle ki son bölümde merak ettiğimiz bir kaç konuyu bile atlamışlar.

Nedir Bu Healer?

Dramanın ismini ilk duyduğumda, afiş görseli ile de birleştirdiğimde herhalde koşa koşa insanları iyileştiren bir karakter olarak düşünmüştüm. Tabii karakterin tamamiyle zıt bir kurguya sahip olması beni tatlı bir şok etti.

Healer, esas adı Sea Jong-Hoo ( Ji Chang-Wook ) olan karakterimiz adeta gölge misali kuryelik yapan, kimliğini ve yüzünü deşifre etmeyen, legal olmayan işleri yapmaktan çekinmeyen bir geçtir. Tek kuralı adam öldürmemek olan Healer‘ın tek hayali, satılık olan bir adayı satın alıp orada yaşamak. Bunun için de ortağı ve aynı zamanda usta hack yeteneğine sahip Bayan Jo ile işten işe koşuyor. Buraya kadar her şey çok basit ve eğlenceli. Taa ki aldığı işlerden birisinin ucu kalbine dokunana kadar.

Chae Young-Shin (Park Min-Young ), eğlenceli, doğal, neşeli ve yerinde duramayan idealist bir muhabir. Muhabirlik yaptığı internet kanalı Someday Haber’de magazin muhabirliği yaparken aynı zamanda Haber muhabiri olan Kim Moon-Ho ( Yoo Ji-Tae )’nun büyük bir hayranı. Kim Moon-Ho‘nun cesareti ve muhabirlik yetenekleri Chae Young-Shin için bir hayal mertebesideyken bir şekilde bu üç ismin yolları kesişiyor ve hikaye burada başlıyor.

20 sene önce gerçekleşmiş olan bir cinayet, atılan iftira ve intihar süsü bu üçlüyü vakanın çözümüne itiyor. Her ne kadar bulaşmak istemeseler de, bunca zaman önce başkalarının gerçekleştirdiği bu örtbasın kendi hayatlarını ne denli olumsuz etkilediği ve bu etkilerin geleceklerinde nasıl engeller oluşturacağı bilincine varıyorlar. Amansız mücadele bu noktada başlıyor.

Neden İzlemelisiniz?

Bu soruya vereceğim en net cevap, hiçbir şey için izlemeseniz bile Park Bong-Soo için izlemelisiniz.

Dramaya ilk başladığımda Ji Chang Wook‘un adeta bir Kore Keanu‘su olduğunu düşünüyordum. Kore Keanu‘su nedir? Koreli Keanu Reeves‘tir. Keanu Reeves, benim için çok çok özel bir oyuncudur ama bir gerçek var ki Keanu Reeves her role gidecek bir oyuncu değil. Mimik kullanımları sebebiyle belirli rollerde karşımıza çıkabilecek bir oyuncu ama o belirli roller de Keanu Reeves‘i ilah yapacak pozisyona getiriyor, daha önce izlediğimiz gibi; Neo, Constantine, John Wick. Her neyse. Ji Chang-Wook‘ta da Keanu sendromu olduğunu düşündüm ilk etapta taa ki Park Bong-Soo‘ya kadar.

Ji Chang-Wook ‘u öncelikle karizmatik, mükemmel ve yakışıklı bir karakteri sunuyor bize. Etliye sütlüye karışmayan, her durumda kendisini kurtarabilen, sadece kendini kurtarmakla kalmayıp bir de kötü karakterlere haddini bildiren bir süper karakter adeta. Park Bong-Soo da tam bu noktada devreye giriyor. Healer ne kadar cesursa, o o kadar korkak. Healer ne kadar özgüvenliyse Park Bong-Soo o kadar özgüvensiz. Bu iki karakterin arasındaki uçurumu Ji Chang Wook mükemmel bir şekilde yansıtıyor. İnsan ister istemez düşünüyor, acaba uçurumun iki ucunu ifade eden bu karakterlerden hangisi Ji Chang Wook? o.O

Dizinin ilerleyen kurgusu gerçekten sizi hikayenin içerisine çekiyor. Her zaman kazanan tarafı izlememek de izleyiciye gerçeklik sunuyor. Sadece iyilerin kazandığı, her istediklerini aldıkları ve kendilerini akladıkları bir senaryo hak verirsiniz ki bir yerden sonra gereksiz bir yavanlık vermeye başlıyor. Healer‘da öyle değil. hikaye iki taraf için de eşit ve dengeli bir şekilde ilerliyor. Ekibimiz bir başarı elde ettiğinde ya bir nefes aldığında hemen diğer ekibin atağı başlıyor ve bu atakları hissettirmeden geliştiriyor kurgu. Zaten kurgunun iyi olanı da izleyiciye bunu gözüne sokmadan yapanıdır. Ayrıca dayidream ile dizinin kritiğini yaptığımızda da hemfikir olduğumuz başlıklardan birisinin, geçmişi aklamaya çalışan Healer ve çevresinin amansız bir adalet duygusuna kapılmaması, sadece kendilerini ve geçmişlerini kurtaracak yere kadar kendilerinden ödün vermeleri dramaya gerçeklik duygusu katan etmenlerden birisi olmuş. Çoğu drama, hikaye sarhoşluğundan durumu abartarak amansız bir güç gösterisine dönüşebilirken Healer senaryosu, yetinmeyi çok iyi bilmiş bu dramada.

Dramanın müzikleri de çok güzel ayrıca. istore ya da Spotify‘da bulamadım ama ben gerek aksiyon müziklerini gerek romantik gerekse duygusal müziklerini çok beğendim. İzleyicinin duygularına çok düzel yatak olmuş.

Neler Rahatsız Etti?

Öne süreceğim ilk nokta, çevremden de aldığım feedbacklar sonucu, evet, dizinin en başında bir bağlamanma sıkıntısı yaşayanlar var. İlk girişte yazdığım gibi ben de 20 bölümün nasıl geçeceğini düşündüm ilk etapta, eğer yarıda bırakırsam Yarıda Bırakılan Dramalar sayfamıza bu dizinin ismini yazdığımda nasıl bir tepki alacağımı düşünmedim desem yalan olur ama neyse ki Park Bong-Soo karakteri beni bu çıkmazdan kurtarıyor. Dizinin ilk bölümlerinde bir günah çıkarma evresi var. Birileri bir şeyler yapmış ve kimisi bunu yaptığı hatanın sefasını çekerken, kimisi bunun vicdanını yaşıyor. Hatırı sayılır bir süre de kimin neden sefa sürdüğünü, kimin neden cefa çektiğini anlamıyoruz. Ortada ters bir şeyler var ama hikayesini dramanın ilerleyen kurgusunda öğreniyoruz tam olarak. Hatta karakterlerle aynı zamanda öğreniyoruz diyebilirim. Karakterlerde bağ kurana kadar ben neden buradayım sorusunu sorabiliyor izleyici, buralar biraz tehlikeli sular Healer için ama eşikten geçtikten sonra cidden kendinizi kaptırıyorsunuz.

Aklıma takılan bir diğer konu ise, ilk bölümlerden itibaren Chae Young-Shin ve Choi Myung-Hee arasındaki ilişkinin gelişimini bekledik. Hatta çevrelerindeki insanların bu ikilinin durumu sebebi ile ne kadar vicdan azabı çektiğini, en derin korkularının bu iki insanı kaybetmek olduğuna şahit olduk. Hatta ve hatta bu kaybetme korkusundan dolayı neleri göze aldıklarını ve nelerden fedakarlık ettiklerini… Ama gel gelelim, her şeyi güzelce sığdırdıkları finalde bu ikilinin diyaloglarına ya da ilişkisine yeterince yer verilmemiş gibi geldi bana. İlk bölümlerde konuyu onlar üzerine açtık diye biliriz. İlk bölümlerde bize bu kadar anlatmak istedikleri ilişkiyi neden finalde bu kadar geçiştirmişler anlam veremedim çok.

Az kalsın unutuyordum. Dizinin başlarında Healer’ın aldığı iş sebebi ile Chae Young-Shin‘i geceli gündüzlü izlemek için Someday Haber’de muhabir olarak işe başlıyor. Gündüzleri ürkek Park Bong-Soo, geceleri korkusuz ve yenilmez Healar. Gerçekten Superman hikayesini burada mı işleyecekler? dedim ki, Bayan Jo da benim gibi aynısını söyledi. Ne zamana kadar Clark Kent olmaya devam edeceğini sordu Seo Jung-Hoo’ya. Neyse ki sonrasında bu durum çok rahatsız etmedi beni, en azından benzerliği ifşa ederek biraz durulttular ortamı. Ama az hikayenin de devamını bilmediğimden tabi, herhalde geceleri süper kahraman olan, gündüzleri muhabir olan bir karakterin romantik maceralarını izleyeceğiz diye düşünecektim.

Sonuç olarak ben bu dramayı izlerken gerçekten keyif aldım. Yer yer göz dolmaları, yer yer iç çekmeler ve yer yer romantik dakikalara dahil eden Healer, genel anlamda başarılı bir drama, özellikle hiç düşmeyen bir ritmi var hikayenin, izleyiciyi de alıp götürüyor. İzlemediyseniz ve gerçekten kafanızı dağıtmak istiyorsanız tavsiye edeceğim dramalardan birisi kendisi.

Tamam tamam Ji Chang Wook da tatlı şimdi, tamam.

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 58

Healer” üzerine 2 görüş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön