Tell Me What You Saw

Dramayı bitireli henüz bir saat bile olmadı ve ben gördüklerimi size anlatmak istedim!

Tell Me What You Saw, benim merakla beklediğim bir dramaydı. Sebebi ise Jang Hyuk‘un yerinin şahsımda ayrı olması. İlk izlediğim Fated To Love You draması olduğu için ve kendisi izlediğim neredeyse ilk Koreli aktör olduğu için uzun zaman sonra yeniden kendisini bir dramada görmek beni gerçekten mutlu etti.

Başlarda dramaya tutunma konusunda biraz zorlansam da, 5 bölüm sonrasında dramayı nasıl bitirdiğimi hatırlamıyorum. O nedenle Tell Me What You Saw‘u izlemeyi düşünüyorsanız, birazcık beklemenizi tavsiye edeceğim. Başlarda temkinli ilerleyen drama, belirli bir yerden sonra öyle bir hız alıyor ki, siz bile frene basamıyorsunuz.

Nedir bu Tell Me What You Saw?

Cha Soo-Young ( Sooyoung ), gördüğü her şeyi hafızasına kazımak gibi özel yeteneği olan sıradan bir polis memurudur. Çocukken annesinin vur kaç sebebi ile trafik kazasında kaybetmesi, onun için büyük bir travma olmuş ve suçluyu bulmak için çocukluğundan beri polis olmayı hedeflemiştir. Şans eseri, polis memurluğu yaptığı kasabadaki bir cinayet vakası sonucu, Güney Kore’nin en başarılı kriminal ekibine (SBS) girme şansını kazanır.

Ülke çapında oldukça başarılı bir suçlu profil analizcisi olarak bilinen Oh Hyun-Jae (Jang Hyuk), 5 sene önce nişanlısını seri katilin eseri olan bir patlamada kaybetmiştir. Hem fiziksel açıdan hem ruhsal açıdan çöküntüde olan Oh Hyun-Jae ile Cha Soo-Young‘ın yolları birleşir. Teşkilata dışarıdan yardımcı olan Oh Hyun-Jae, nişanlısını öldüren seri katilin tekrardan suç işlemeye başlamasıyla Cha Soo-Young ile iş birliğine girer.

Neden izlemeliyiz?

Bu dramayı izlemeniz için bir sürü güzel sebepler sıralayabilirim. İlk ilk ilk sebebi, benim için yukarıda da yazdığı gibi Jang Hyuk . Günümüz Kore popülaritesinde kendi jenerasyonunun son demleri olan aktörlerden Jang Hyuk. Kendisinin The Flu filmini de hatırlıyorum ki orada da harikaydı. Uzun süredir filmi tekrar izlemek aklımdan geçerken maalesef bu salgın muhabbetleri çıktı ve anksiyetemi tetiklememesi için uzun bir süre erteledim izleme düşüncesini. Bunun yanı sıra yine meşhur kore filmlerinden birisi olan S Dairy filminde de kendini eminim ki izlemişsinizdir. İzlediyseniz de bu aktörün ne denli olduğunu benden daha iyi biliyorsunuzdur. Kısacası, Jang Hyuk, bu dramda gerçekten varlığını hissettirmiş. Kendisinin boks sevdasını yıllardır takip etiğim Instagram’ından biliyordum. O kadar çok antrenman videosu paylaşıyordu ki, bütün bu videoların, çalışmalarını antrenmanların meyvesini bu dramada görmek beni mutlu etti çünkü dövüş sahnelerinde gram yapaylık ya da efekt yoktu. Kendi hesabından da izleyebilirsiniz. Koreografisi ile hızı ile mükemmel nitelikte sahneler olmuş. Yeni saç tarzını da başta biraz garipsesem de drama ilerledikçe benimsedim, hatta dövüş sahnelerinde oldukça etkili olmuş.

Hikayenin kurgusuna gelecek olursak, ilk 5 bölümde yine biraz bağlanma sorunu yaşadım diyebilirim. Çok yavaş ilerliyordu drama, karakterin kendi özel hayatları ile ilgili çok fazla bilgi vermedi. Verseydi belki karakterlerle olan bağım daha hızlı geliştirip, diziye daha çabuk bağlanabilirdim. Neredeyse drop etmeyi dahi düşünüyordum diziyi ama evden çalıştığımız bu günlerde bir şans daha tanımak istedim Jang Hyuk hatırına. İyi ki de tanımışım. Drama, 5. bölümden sonra öyle bir hız alıyor ki zaman yetmiyor izlemeye. Her bölüm 60 dakikadan oluşurken, dizinin toplamı 16 bölümden oluşuyor. Tam ağzıma layıktı. Ne uzadı, ne kısaldı. Gerçekten finali de olması gerektiği gibi yapmışlar. Her şeyin aydınlandığı bölüm finaldi. Her şey aydınlandıktan sonra izleyici ile vedalaşma bölümü değildi 16. bölüm ve bu uzun süredir özlemini duyduğum bir şeydi benim Kore dramalarında.

Oyunculuklara gelecek olursak, Jin Seo-Yeon (Hwang Hwa-Young) nasıl mükemmel bir oyuncusun sen? Dramaya The Matrix-Trinity abla gibi girip, bu kadar duygusal bir karakter olarak çıkması inanılmaz güzel bir karakter gelişimiydi. Hele öyle sahneleri vardı ki, eminim izleyen herkesi salya sümük ağlatmıştır. Bayıldım. Hem tarzına, hem oyunculuğuna hem personasına… Her şeyi mükemmeldi.

Dramanın kurgusu da oldukça ilgi çekiciydi. Sahneler arası verilmeyen detayların ve ardından diyalogların verilmesi, kurguyu gerçekten ayakta tutmuş. Oh Hyun-Jae neden böyle yaptı şimdi derken biz, bir sonraki sahnede aslında bizim bilmediğimiz nedenden dolayı neden öyle yaptığını öğreniyoruz ve tekrar karakterlerimizi mantık çerçevesine oturtuyoruz.

Müzikleri… Gerçekten çok ama çok başarılı bir müzik profili çıkarmışlar drama için. Özellikle Be Colored parçasına bayıldım. Başlarda bu kadar hüzünlü bir şarkının polisiye ve aksiyon dramasında ne işi var diye düşündüm, sonrasında drama ilerledikçe ve karakterlerin yaralarına şahit oldukça şarkı daha da çok anlam kazanmaya başladı.

Esas müzik konusunda sizinle paylaşmak istediğim başka bir konu var ki, bu durumu çevreme de danıştım gerçekten garip bir benzerlik söz konsu. Tell Me What You Saw dramasının, hüzünlü müziklerinden bir tanesi her bölümde beni deli etti, o kadar tanıdıktı ki… Sonunda çıkardım. İnanmayacaksınız ama henüz yayınlanmamış olan drama müziklerinden bir tanesi neredeyse Toygar Işıklı‘nın Fatmagül’ün Suçu Ne dizisi için yaptığı müzikle çok benzeşiyor. Burada da sizinle paylaşabilirim bu iki parçayı.

Fatmagül’ün Suçu Ne dizisindeki Toygar Işıklı imzalı parçamızı burayı tıklayarak açabilirsiniz.

Tell Me What You Saw damasının benzer müziğine de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İkisi arasında benzerliik gerçekten şaşırtıcı. Aklımızda acaba Fatmagül izleyicisi miydi bestecisi diye bile düşündük, orada Türk dizilerinin yayın olduğunu biliyoruz ama tabi ki büyük ihtimal tatlı bir tesadüftür diye düşünüyorum ben bu iki eserin birbirine benzemesini.

Neler rahatsız etti?

Bir varlık, en zayıf noktası kadar güçlüdür.

Bu cümleye her zaman inanmışımdır. Bu dramada herkesin zayıf noktası var ve zaman zaman bu zayıf noktalarındaki karanlığa çekiliyorlar. O karanlıkta kendilerini intikam duygusu ve korku bekliyor bu sebeple de zaman zaman bencilce yaklaşabiliyorlar olaya. Ekibin en büyük problemi, herkesin kendi derdi için suçluyu yakalamaya çalışmasıydı. Elbette bu ne oyuncuların, ne yönetmenin ne de senaristin sorunu. Adalete bir bakış açısı sunmuş bize burada Tell Me What You Saw. Zaten tek başlarına hareket ettiklerinde başlarına neler geldiğini de gördü hepsi.

Hanım kızımız Cha Soon-Young‘a gelecek olursak. Sooyoung ‘un oyunculuğunda en ufak bir pürüz yoktu. Karakteri olduğu gibi sade, duru yansıttığına eminim ama açıkçası karakterin işlenişi benim için fazla sakindi. Bir yerden sonra gözünün dönüp, biraz daha duygularını dışarı vurma özelliğini göstermesini bekliyordum. Hwang Hwa-Young‘ın cinnet geçirdiği anlardan birisinde Cha Soon-Young‘a dediği “Sen de mızmızlanıp durma, dedektifsen dedektif gibi davran!” cümlesi gerçekten öyle doğruydu ki. Karakterin üzerine bir mıymıylık eklemişler sanki. İzleyici olarak senin aklına gelen şey onun çok sonradan aklına geliyor. Halbuki biz bu yola Cha Soon-Young ile birlikte başlıyoruz. Onun gözünden görüyoruz bir çok şeyi, biraz daha çiçek gibi açabilirlerdi diye düşünüyorum karakterini ama bu bile yeter. Öyle şeyler gördük ki, ben bu sadeliğe de mutabıkım. Yalnız keşke kızı kamera niyetine kullanmasalarmış. Adeta kamera gibi yanlarında taşıyıp, kamera gibi aç-kapa düğmesine bastılar. Neyse ki sonlara doğru işin içerisine biraz güven girdi de, kızcağız bireyselleşebildi.

Spoiler! Belki rahatsız eden değil ama tercihen diyeyim, ekipte iki kişinin katil çıkma ihtimali vardır bence. Ben ekibin köklerinde bulunan araştırmacı evladımızı daha çok katil olarak görmek isterdim. Eli yüzü o kadar düzgün ve temiz bir ifadesi var ki, katil olması gerçekten mükemmel bir çelişki olurdu ama bu dengeleri bozabilirdi. Çünkü ekipte yetenekli bir pozisyonda ve ekibin her türlü kendisine yani öyle bir karaktere ihtiyacı var. Spoiler!

Son olarak, kimse dibi görmeden yüzeye çıkamaz. Hwang Hwa-Young‘ın gördüğü dip uçsuz bucaksızdı ve onun toparlanışını izlemek gerçekten güzel hissettiren duygulardan birisiydi. Hikayenin kahramanları Oh Hyun-Jae ve Cha Soon-Young olabilir ama benim için Hwang Hwa-Young‘dı.

Buraya da bir adet Tell Me What You Saw tanıtımı bırakıyorum. Şimdiden keyifli izlemeler!

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 62

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön