The King: Eternal Monarch Detaylı İnceleme

The King Eternal Monarch

17 Nisan tarihinde başladığım paralel evren yolculuğumu bugün Netflix platformu altında tamamlamış bulunuyorum. Bu drama hakkında söyleyeceklerim hem çok hem yok. Gerçekten ilginç ikilemler yaşatan bir drama oldu.

Büyük bir heyecanla beklediğim The King Eternal Monarch, kdrama severler tarafından hem coşkuyla kucaklandı hem de ağır eleştiriler altında kaldı. Açıkçası ben, arada kalmış kesime dahil ediyorum kendimi, ne beğenmediğimi ne de beğendiğimi söyleyebilirim bu drama için. İşte tam burada zevklerin kişiselleştiği noktaya geliyoruz.

Nedir bu The King: Eternal Monarch?

the-king-eternal-monarch-dramako-1

Kore İmparatorluğu’nun veliahtı olan Lee Gon (Lee Min-Ho), 8 yaşında gözleri önünde üvey amcasının (Lee Jung-Jin) ihaneti ile babasının ölümüne tanık olmuştur. Amcasının, kardeşini öldürmesindeki amacı ise, paralel evren kapılarını açabilme özelliğine sahip olan Manpasikjeok‘u ele geçirmek istemesidir. Bu sayede paralel evren ve zamanda istediği gibi sıçrama yapıp Kore Krallığına sahip olabilecektir. Hesapta olmayan kişi ise, darbe sırasında Lee Gon‘u kurtarmaya gelen bir yabancıdır. Lee Gon, neredeyse hayatını 7 yaşında kurtaran bu yabancıyı bulmaya adar ve paralel evrenler alanında araştırmalarını hiçbir zaman noktalamaz. Darbeden firar eden amcası ise, doğru zamanda yeğenini tahtından etmek için hamlesini beklemektedir.

Hikayenin başlangıcı bu şekildedir ve gerçekten nefes kesicidir. Çünkü 7 yaşındaki Lee Gon, kendisini kurtaran yabancının cebinden düşen Jeong Tae-Eul (Kim Go Eun) isimli polis kimliğine sıkı sıkı sarılır. Aradığı bütün cevapların onda olacağını düşünmektedir.

The King Eternal Monarch Dramako 2

Hikayenin girişinde ve kurgusunda kesinlikle bir kusur bulamadım. Paralel evrenler üzerinde geçmesine rağmen gerçekten başarılı bir çizgiye sahipti ki paralel evrenler, paradokslar üzerine yazılan hikayeler gerçekten büyük risk taşımaktadır. Mantık hataları ile dolu olabilme ihtimalinin yanı sıra, henüz paralel evren ve paradokslar üzerine kanıtlanan bir sav olmadığı için aksini iddia etmek de mantıksızdır. Durum buyken drama izleyicisine böyle bir hikaye sunmak gerçekten yürek isteyen bir adım bence, Kim Eun-Sook‘u cesaretinden dolayı tebrik etmek lazım.

Neden izlemeliyiz?

The King Eternal Monarch Dramako 3

Bu dramanın izlenmesi için sunacağım ilk başlık, kesinlikle görselliği olacak. Eğer Goblin dramasının görsellerini beğendiyseniz, emin olun The King: Eternal Monarch‘ın da görselliğine hayran kalacaksınız. Gerek hikaye içeriği sebebi ile, gerekse sanatsal seçimleri ile insanın içini ısıtan manzaralara sahip bir drama. Renklerin sıcaklığı, manzaranın mükemmelliği sanki özenle çizilen tabloları anımsatıyor.

Bu dramada beni en çok güldüren ve en çok ağlatan karakter, ilginçtir ki başrol çiftimiz olmadı. (Kim Go Eun‘u çok çok sevmeme rağmen) Bu isim kesinlikle Woo Do-Hwan‘dı.

woo do hwan dramako the king eternal monarch
woo do hwan the king eternal monarch dramako-2

Dramada paralel evren sebebi ile birbirinden zıt iki farklı karakteri canlandıran Woo Do Hwan, öylesine mükemmel bir performans sergilemiş ki, bunu yine kendisi ile yapmış üstelik. Evrenler arası kendisi ile karşılaştığı noktalardaki tavır ve mimikleri, gerçekten defalarca izlenecek nitelikte. Kralın koruması olan Jo Young bizi Kral’a olan sevgisi ile ağlatırken, pervasız Jo Eun-Sup‘ı canlandırması gerçekten ayakta alkışlanacak bir performans olmuş. Dilerim askere gitmeden önce sunup sunacağı bütün dramaları arkasında bırakır da öyle özlettirir kendisini.

the king eternal monarch woo do hawn dramako 3

Gelelim başrol karakter ve oyuncularımıza. Lee Gon için Lee Min-Ho‘dan daha iyi bir seçenek olacağını sanmıyorum. Kim Eun-Sook‘un dramalarındaki oyuncu seçimlerinde ne kadar hassas olduğunu hepimiz biliyoruz. Kendisi Goblin dramasını Gong Yoo‘yu düşünerek yazmıştı ve Gong Yoo, Kim-Shin karakterini kabul edene kadar 5 sene bekleyip, 5 kez red yemişti. Buna rağmen ikna edip, ortaya başarılı bir proje çıkarmıştı. Bu noktada kendisinin oyuncu seçimlerindeki başarısı yadsınamaz. Lee Min-Ho‘nun görkemli duruşu ve gerçekten hayallerdeki Prens-Kral yakışıklılığı, ağır başlılığı ve kendinden eminliği, ekrana mükemmel bir şekilde yansımış. Kendisini daha önce herhangi bir dramada izlemedim ama en azından bildiğim kadarıyla kendisine karşın nötr olanları dahi bu dramadaki duruşu ile olumlu bir şekilde etkiledi.

kim go en lee min ho the king eternal monarch dramako

Kim Go-Eun, hayatıma Goblin dramasındaki Eun-Tak şirinliği ile girdi ve bir başka Kim Eun-Sook draması olan The King Eternal Monarch ile özlemini giderdi. Kendisini güçlü bir kadın karakter olarak izlemek gerçekten keyif verdi. Ağlamasına en dayanamadığım oyunculardan birisi, bazen haddini aşıp o kadar gerçekçi ağlıyor ki, insan Kim Go-Eun‘un hıçkırıkları arasında kayboluyor. İşini gerçekten ciddiye alıp, rollerinin altından layığı ile kalkan bu hanım kızımızı bir dedektif olarak izlemek de gerçekten keyif vericiydi. Ayrıca Lee Min-Ho ile olan görselliği ekranlara çok güzel yansıdı. Keza instagram hesaplarında da bolca perde arkası çekim fotoğraflarını bulabilirsiniz bu ikilinin, bence gerçek hayatta da yakışıyorlar, neden olmasın? ^^

Dramanın sürpriz bir şekilde bana keyif veren ismini sona sakladım. Kötülerin kötüsü, en iyi kötü Lee Jung-Jin!

Lee Jung-Jin dramako

Kısa bir süre önce kendisini The K2′da rahatsız edici bir karakter olarak izledikten sonra bu oyuncunun gerçekten bu tarz yanar döner karakterleri mükemmel bir şekilde yansıttığına karar verdim. Başlarda kendisinden ne kadar nefret ettiysem, dramanın ilerleyen bölümlerinde oyunculuğundaki o keskinliği ile, netliği ile kendisine inanılmaz bir saygı duymaya başladım. Çok güzel bir seçim olmuş. Yine bir amca (dayı) yine bir koltuk sevdası ve yine Lee Jung-Jin!

Ekleme olarak, dramanın son bölümü gerçekten çok eğlenceliydi. Karakterleri farklı ruh hallerinde, farklı konumlarda görmek hem eğlendirdi hemde biraz içimize su serpti.

Neler Rahatsız Etti?

Kim Go Eun The King Eternal Monarch Dramako

Bu dramada beni rahatsız eden iki şey oldu.

Bu bölüm komple spoiler içerebilir, o nedenle şimdiden uyarımı yapmak istiyorum.

Spoiler Aç/Kapa
Kızımız ve Kral’ımız çok güzel ve çok yakışıyorlar evet, her şey 3. ya da 4. bölüme kadar çok güzel gidiyordu aslında. İkilinin arasındaki çekişmeler, sürtüşmeler, komiklikler ve şakalar oldukça eğlenceliydi. Jeong Tae-Eul, Lee Gon’un evrenine gittikten sonra, Lee Gon’un söylediklerinin doğru olduğunu anladıktan sonra bir anda Lee Gon’dan etkilenmeye başladı. Bu duygular bir anda kara sevda haline dönüştü. Lee Gon‘u anlayabilirim. Çocukluğundan beri Jeong Tae-Eul ile tanışmanın hayalini kurmuş, elinde kimliği ile onu beklemiş, onu aramış ama Jeong Tae-Eul, daha bir gün önce “Umrumda değilsin, ne halin varsa gör.” dediği bir adamın evrenine gittikten sonra, onun günlük hayatına, ne kadar sevildiğine ve ne kadar hayran olunduğuna baktıktan sonra bir anda duygularının tavan yapmasını sindiremedim. Yine bile bu süreç içerisinde duygularını coşturmuş olabilir ama bunun izleyiciye yansıması çok başarısızdı. Bir gün öncesinde umursamazken, bir sonraki bölümün sonunda, doğru dürüst bir şey yaşamadıkları halde Lee Gon‘u gördüğünde sırf özlediğinden ağlamaya başladı.

Haliyle, karakterler arasındaki duygusal gelişim bizlere yansımadığından, bu noktadan sonra atılan bütün romantik adımlar da açıkçası bana yapay geldi. Sanki temelinde sağlam paylaşımların olmadığı bir ilişki olarak izlemeye başladım. Dediğim gibi, Lee Gon’dan yana hiçbir sıkıntım olmadı ama Jeong Tae-Eul‘ın bu kadar hızlı gelişmesi beni biraz ilişkilerinden soğuttu açıkçası

Bir diğer rahatsız eden konu ise, dramada çok fazla “kahramanlık” aşılaması vardı. Bunların olması sıkıntı değil ama aşırılığı rahatsız etti ve beni dramanın büyüsünden uzaklaştırdı. Kralın beyaz atı ile, arkasında askerleri ile kavşağa çıkıp “Ona dikkat edin, geleceğin Kraliçesi olabilir” cümlesi gerçekten ama gerçekten çok yapaydı.

Jeong Tae-Eul her düştüğünde eksiksiz bir şekilde Lee Gon‘un orada olması, bunu tam bir beyaz atlı prens gibi yapması bana çok çocuk masalıymış gibi geldi. Bilemiyorum özellikle bu sahnelerden inanılmaz keyif alan izleyiciler oldu ama belki de bana aşırı kaçmıştır. Beni şaşırtan konu ise Kim Eun-Sook‘un Goblin gibi bir dramada, duygu geçişlerini ve aktarışlarını bu kadar iyi verirken, bu dramada nasıl bunu atladığı. Bu senaristin esas olayı, duygu aktarımını seyirciye gerçekten yaşatarak vermesi olarak benimsemiştim ben oysa. The King Eternal Monarch‘ta maalesef beni iten sebep bu oldu ve içten içe buna çok üzüldüm.

Belki de gözümüzde çok büyüttük Goblin sonrası, Goblin senaristi ve böyle oyunculardan çıkacak olan bir drama olduğu için. Yine de izlemeyin, zaman kaybı da asla demem çünkü başka yönlerden, oyunculuklardan, müziklerden, görsellikten ve konunun farklılığından insana nefes aldırabilecek bir hikayeye sahip.

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 61

The King: Eternal Monarch Detaylı İnceleme” üzerine 8 görüş

  1. Merhaba sizin de yukarıda bahsettiğiniz gibi dizi oyunculukları, görselleri ve konusunun farklılığı ile kesinlikle izlenebilir ve yenilikçi bir diziydi. Senarist Kim Eun Sook, aslında üç ayrı konuyu (Paralel evren, Zamanlar arası yolculuk ve Peri Masalları) birleştirerek yenilikçi ve farklı bir senaryo ortaya koymaya ve zoru başarmaya çalışmıştı.
    Dizinin romantizm kısmının hızlandırılmış olduğuna katılıyorum. Belirli bir bölümden sonra özellikle daha yoğun duygular yansıtılmaya çalışılmıştı. Senaristin, izleyici eleştirileri, reytingler gibi riskleri alarak bunu yaptığını ve bu şekilde ” Jeong Tae Eul ve Lee Gon’un zamanının az olduğu” vurgusunu yapmaya çalıştığını düşünüyorum. Pek çok izleyicide soru işaretleri yaratsa ve anlamsız gelse de senarist iki karakterinde (özellikle Jeong Tae Eul karakterinin) ikilinin birlikte geçirdikleri zamanın az olacağının farkında olduklarını ve ilişkilerinin bu nedenle bu şekilde normale göre daha hızlı olgunlaştığını göstermeye çalıştığını düşünüyorum. Hatta bunu dizinin özellikle önemli sahnelerinde Jeong Tae Eul’ın “Pek çok şeyi atladık” ve “Geleceği bilmiyoruz bugünü yaşayalım.” gibi replikleri ile yansıtılmaya çalışıldığına inanıyorum. Belki dizi 16 bölüm değil de 20 bölüm olsaydı bahsi geçen eksiklikler daha kolay giderilebilir ve izleyiciye daha güzel yansıtılabilirdi. Böylece biz de ikilinin ilişkisinden daha emin olarak diziyi seyredebilirdik.
    Eksiklerine rağmen diğer Kore dizilerinden hem konu hem de karakterler olarak farklı oluşu, oyuncular arasındaki uyum/etkileşimler ve ilk defa bir Kore dizisini sonuna kadar izleyince şimdi her şey oturdu dedirten bir dizi olması nedeniyle global anlamda büyük bir başarı yakaladı. Her bölüm başına daha çok soru ile başladığımız ve pek çok farklı ülkeden insanın toplanıp teoriler ürettiği bir diziydi. Tüm bu sürece dahil olan bir insan olarak zevkle takip ettim ve her haftayı heyecanla bekledim.

    1. Çok güzel bir bakış açısı getirmişsiniz. Aslında ikilinin arasındaki romantik ilişkinin gelişiminde ben öyle bir ihtimali düşünmemiştim. Açıkçası ben çok üzüldüm bu konuda, favori senaristimin en sevdiğim özelliğini dramada görememek beni çok hayal kırıklığına uğratmıştı, kdrama severler genelde seni seviyorum’u duymaktan çok karakterin karşıdakine olan duygularını anlatmasını sever ve Kim En-Sook bunu en mükemmel şekilde başarabilen bir senarist ama dediğiniz gibi 20 bölüm olsaydı belki içimize sinebilirdi o sahneler. Gerçi bu 20 bölümün sonunda derli toplu olan paralel evren hikayesi biraz uzayabilirdi ama yine de özlemimize kavuşabilirdik 🙂 Bir de başlarda cinayet meselesinin çözümünde biraz izleyicinin aklını karıştırdılar sanırım, çevremden bu konuda yorum almıştım, bazı bölümlerde ben bile kim kitapçıya neden gelmiş, kimi neden öldürmüş kurguyu kaçırmıştım yine de her şey bir yana çok fazla artısı olan bir drama, sanırım yaptığınız bu yorum ile dramanın notunu tekrardan değerlendireceğim ^^ Evet, benim açımdan eksik kısımları var duygusal anlamda ama bu senaristin kararıysa ve bu şekilde vermek istediyse saygı duymam gerekir. Hikayede eksiklik değil, yönlendirme var diyebiliriz ^^

      1. Öncelikle güzel yorumunuz ve cevabınız için teşekkür ederim ^^ Haklısınız biz kdrama severler olarak duyguların sonucunu görmeyi değil de duyguların gelişim kısmını izlemeyi daha çok seviyoruz ve buna alışığız. Kim Eun Sook bu duygu gelişimini özellikle Goblin, Mr Sunshine gibi dizilerinde öyle güzel yansıtmıştı ki sanırım pek çoğumuz yine bunu bekledik ve yine bu nedenle çoğumuz hayal kırıklığına uğradık. Ancak Kim Eun Sook’un artık daha büyük düşündüğünü düşünüyorum. Sanki bu dizi de bu düşüncenin bir eseriydi. Sadece Korelilere ve kdrama severlere değil Netflix aracılığıyla da global dünyaya yapılmaya çalışılan bir dizi gibiydi ve belki de bu nedenle bildiğimiz, tanıdığımız kdrama konseptinden farklı bir romantizm ve konu ile ilerletmeye çalıştı diziyi…
        Diğer bir konuda bahsettiğiniz gibi cinayet olayı, dünyalar arası geçiş (hangi kitap evi neredeydi, o kişi hangi kişi hangi dünyadandı gibi) gibi sahnelerde özellikle ilk bölümlerde kafa karışıklığı yaratıldı. Hatta sırf daha iyi anlayabilmek ve kim kimdi ne neydi hatırlayabilmek için tekrar tekrar aynı bölümleri izlerken bulduk kendimizi ve ister istemez karakterleri benimsedik, hikayeye alıştık. Belki de senaristin istediği tam da buydu. Bu şekilde hem diziye merak/heyecan hem de ilgi ve bağlılık artırılmaya çalıştı. Ki güncel izleyen kesim için bunu başardıklarını söyleyebilirim. Sanırım biz güncel takip eden insanların diziye bu kadar bağlanması, her yeni bölüm ve teori ile hop oturup hop kalkması ve sürekli yeni teoriler üretip anlamaya çalışmasının nedenleri cevaplanmayan ve artarak ilerleyen sorulardı. Sanırım Kim Eun Sook düşündüğümüzden daha gerçekten zeki biri ve nasıl ilerlemesi gerektiğini bilen biri… Risk almasına rağmen global bir başarı ve sevgi/saygı elde etti.
        Size bu diziyle ilgili yeni bir bakış açısı katabildiğim için çok memnun oldum… Yeni dizilerdeki yorumlarınızı okumayı iple çekiyorum. Sevgiler ^^

        1. Esas ben teşekkür ederim, burada yorum görmek ve yorumlarımızı tartışmak, konuşmak, paylaşmak o kadar kıymetli ki bizim için, yazılarımızı bekleyen birilerinin olduğunu öğrenmek harika bir duygu çok sevindim, çok teşekkür ederim ilginizden dolayı, sevgiler bizden ^^

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön