Touch Your Heart

Touch Your Heart

Bütün yanlış anlaşılmaları bir kenara bırakın… “Ama öyle değil açıklayabilirim!”leri bir kenara itin… Touch Your Heart, kalbinizi ısıtacak bir hikayeye değiniyor.

Lee Dong-Wook ve Yoo In-Na‘yı Guardian The Lonely and Great God dramasında ilk defa ekran karşısında birlikte gördük. Ekrana yansıttıkları enerji o kadar saf ve kişiseldi ki, muhtemelen bir çok kişinin tadı damağında kaldı bu enerjinin. Sanki o dramadaki yaşanmayan ama yaşanmasını istediğimiz her şeyi Touch Your Heart dramasına koymuşlar gibi hissettim. Dramanın senaryosu ahım şahım değil ama Goblin‘den sonraki hırpalanmamıza güzel yara bandı oluyor.

Nedir Bu Touch Your Heart?

Touch Your Heart Dramako

Güney Kore’de ünlü bir oyuncu olan Oh Yoon-Seo (Yoo In-Na), adının uyuşturucu skandalına karışması ile kariyerinde çöküş yaşamaktadır. Tekrar eski günlerine dönmek isteyen oyuncu, çekimlerine hazırlık yapılan “Aşk Acıtır” isimli dramada yer almak için mücadele etme kararı alır. Hukuk terimlerinin bolca barındığı senaryoda rolüne bürünebilmek için deneyim amaçlı bir Hukuk firmasında sekreter olarak çalışmaya başlar. Problem ise, sekreterliğini yaptığı Kwon Jung-Rok (Lee Dong-Wook) neredeyse duygusuz, huysuz ve aşırı ciddi bir avukattır. Oh Yoon-Seo, rolüne bürünmekle kalmayıp, Kwon Jung-Rok‘un vazgeçemeyeceği bir sekreter olma kararı alır.

Neden İzlemelisiniz?

Lee Dong Wook Yoo In Na

Eğer siz de benim gibi Goblin dramasından Ölüm Meleği ve Sunny’nin mutluluğuna aç kalmış insanlardansanız, her I Miss You çaldığında gözleriniz doluyorsa, bu drama adeta bizler için ikinci bahar. Bu ikisi için üzülen yerlerime o kadar iyi geldi ki Touch Your Heart. Sımsıcak bir duygu bıraktı arkasında.

Oldukça temkinli yaklaştığımı da söylemeliyim dramaya çünkü tanıdığım herkes dramayı yarıda bırakmış. Muhtemelen ben de bırakırım diye düşünüyordum ama drama kendisini bir şekilde ilerlettikten sonra Dong-Wook ve Yoo In Na arasındaki bu muhteşem uyum resmen bağladı beni hikayeye. Dong Wook, sanki bolca Ölüm Meleği tiplemesinden beslenmiş burada. Aynı onun gibi neredeyse duygusuz, ciddi hatta espri anlayışı olmayan bir karakteri canlandırıyor. Yoo In Na ise, Sunny‘den biraz daha uzak, naif, saf, sakin ve herkes tarafından sevilen hanım hanımcık bir kızımızı canlandırıyor.

Dizinin ses efektlerine de bayıldım ayrıca. Diyaloglar içerisine saçma sapan ses efektleri koymaları bence hikayeye biraz daha akıcılık ve mizah sağlamış. Ben rahatsız olmadım.

Touch Your Heart

Bunun dışında hikayedeki diğer karakterleri inceleyecek olursak gerçekten beni güldüren karakterler de oldu. Yan hikayeler ve karakterlerden sıkıldığımı söyleyemem. Özellikle Hukuk bürosundaki Dan Moon-Hee ve Choi Yoon-Hyuk arasındaki saçma sapan ilişki gerçekten eğlendirdi beni. Dan Moon-Hee’yi canlandıran Park Kyung-Hye de Goblin dramasında aşina olduğumuz yüzlerden birisi. Yoo In Na‘nın yanında görünce yabancılık hissetmiyor insan. Ne de olsa Goblin‘de neredeyse onun dükkanından çıkmıyordu.

Hikayenin senaryosunda en çok hoşuma giden şey ise, yanlış anlaşılmalara, gereksiz kuruntulara ve gurura yer verilmemesi oldu. Aksiyonu bireylerin arasındaki ilişkinin yerine, dışarı etmenlere kurmuşlar. Bu da izleyene “Evet ya böyle olması gerekiyor.” hissiyatı sunuyor. Mesela Kwon Jung-Rok‘un Oh Yoon-Seo‘ya söylediği bir cümle var.

Kendi iyiliğin için benden bir şey saklıyorsan, sorun değil.

Ne kadar da hasret kalınan cümleler bunlar. Oysa günümüz ilişkilerinde bile “Bana söylemedin, beni kandırdın, beni aldattın!” tepkilerini ne kadar çabuk verebiliyoruz. Bu bireyin tamamiyle karşı tarafa güveni ile alakalı aslında. Güven de marketten alabileceğimiz bir şey değil ne yazık ki.

Neler rahatsız etti?

Touch Your Heart Goblin

Şunu itiraf etmem lazım. Eğer Goblin draması izlemediyseniz, Ölüm Meleği ve Sunny’nin mutluluklarına aç değilseniz, bu dramayı izlemeniz için çok fazla enerji sarf etmeniz gerekecektir. Ben, bende kalan bir zemin üzerine bu ilişkiyi oturttuğumda inanılmaz mutlu oldum ama bu dramayı her izleyen aynı mantık çerçevesinde izlemeyecektir tabi ki.

Goblin‘i çıkaralım, elimizde neler kalıyor? Neredeyse her şeyin yolunda gittiği güllük gülistanlık, naif bir aşk hikayesi ve biraz da komedi. Maalesef hikayenin içerisindeki kurgular devamlılığı sürdürmek için yeterli değil bence. Sadece oyuncuların omuzlarına bindirilen bir senaryodan bahsediyoruz. Bu karakterleri Yoo In Na ve Lee Dong Wook değil de, başkaları oynasaydı, dizinin sonuna kimse gelemezdi bence. Resmen oyuncuların etinden sütünden yararlanmışlar. Ama ben şikayetçi miyim bu durumdan? Değilim çünkü benim açlığını çektiğim bir hikayeydi, bu ikisine çok üzülmüştüm bir önceki dramalarında.

Bir de eklemeliyim ki maşallah dramda reklamını almadıkları şey kalmamış. Yani insan alışıyor tabi Kanu’dur, Subway’dir ama bazen hala çok yapmacık kaçabiliyor… Subway zaten… Dramalar sanki Güney Kore’de değil, Subway’de çekilir oldu.

Ben dramayı sevdim ama kişisel nedenlerden dolayı sevdim. Bu beğeniyi herkesten beklemek yanlış olur. Oyuncuların başarısını genel dramaya yansıtmak da yanlış olur nazarımda. Böylesi stresli zamanlarda gerçekten sizi sakinleştirecek, mutlu edecek bir drama ama ilk beş dramaya girer mi? Bilemiyorum, tartışılır.

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 62

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön