W: Two Worlds

Gerçek ve çizgi roman arasında ince ve bir o kadar da derin bir bağ yaratan dizi; W: Two Worlds

Kore dramasına uzun bir ara verdikten sonra tekrar başladığım süreçte beni ekran başına bağlayan en etkili dramalardan birisi olan W, neredeyse bittiğine üzüldüğüm, karakterleri hikayenin içerisinde bırakacağım için hafif bir burukluk hissettiren dizilerden birisi oldu.

Eksiklikleri yok muydu? Tabii ki vardı ama bu kısımlara sonradan geleceğim. Öncelikle dramaya başlama hikayemden giriş yapmak istiyorum, türlü gelişmeler sonucu tekrardan Kore draması izlemeye karar verdiğim süreçte, sürekli izlediğim yol olan Oyuncu filmografisinden gitme yöntemimi kullandım ve karışık bir şekilde Lee Jong-Suk dizilerini izlemeye başladım. İlk olarak Netflix‘te kısa süre önce izleyicisi ile buluşan Romance is a Bonus Book‘u izledim, ardından Pinocchio ve W‘ya geçiş yaptım. Diğer dizilerle ingili incelemeleri de yazacağım ama ilk olarak şimdiye kadar izlediğim ve en çok keyif aldığım Lee Jong-Suk perfomansına sahip dizi olan W‘dan başlamak istedim. Henüz daha bütün dramalarını izlemedim ve hatta şu anda While You Were Sleeping‘i izliyorum ama bir sebepten şu zamana kadar en keyifle izlediğim draması W oldu. Açıkçası drama hakkındaki düşüncelerimi çok fazla ötelemeden buraya iliştirmek istedim.

Peki nedir bu W?

Kang-Chul (Lee Jong-Suk) , Olimpiyat şampiyonluğunu elde ettikten sonra ailesini korkunç bir cinayette kaybeder ve üstüne üstlük cinayet suçu kendi üzerine kalır, çünkü kullanılan tabanca, Kang-Chul‘un Olimpiyatlarda kullandığı tabancadır ve üzerinde parmak izleri vardır. Zaman ilerledikçe yetersiz delilden aklanan Kang-Chul, başarılı bir iş adamı olur ve hayatını ailesini öldüren katili bulmaya adar.

İşin ilginç kısmı ise anlattığım bu giriş hikayesi Kore’nin en çok okunan Webtoon’u olan W‘nun konusudur ve neredeyse Kore’deki herkes bu Webtoon’un hayranıdır. Webtoon’un yaratıcısının kızı olan ve doktor olan Oh-Yeon Joo da dahildir.

W‘nun final yapılacağı duyulduğunda, babasının Kang-Chul‘u öldüreceğini öğrenen Oh Yeon-Joo, hiç beklemediği bir anda kendisini o hayran olduğu Webtoon’un içerisinde bulur ve istemeden o W‘nun bir parçası olur.

Neden izlemeliyiz?

Öncelikle, hikayenin kendisinden ve kurgusundan öte, oyuncuların muhteşem bir uyum içerisinde olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz. Başımı bir şey gelmeyecekse, Romance is Bonus Book‘taki Lee Na-Young ve Lee Jong-Suk kimyasından hiç etkilenmediğimi söyleyebilirim. Lee Na-Young harika bir performans çıkardığı ve kendine hayran bıraktığı halde ikilinin arasındaki çekim benim için neredeyse yok denecek kadar azdı. Bunun sebebini çok farklı şeylere de bağladığım doğrudur. Şöyle ki; malum, çoğu kişi Lee Na-Young‘un, Lee Jong-Suk‘un idol kadını olduğunu duymuştur. Bu söylenti üzerine kamera karşısına geçen ikili, üzerine Lee Na-Young‘ın evli ve hatta çocuk sahibi bir anne olması üzerine sanki inanılmaz bir koruma belki de korunma güdüsü ile istemsiz bir şekilde o enerjiden uzak kaldığı düşüncesindeyim. Lee Jong-Suk her ne kadar partnerlerini övmesi ile tanınsa da, bu partnerini 2015 senesinde biraz fazla övdüğü için belki de böyle bir sinerjiye maruz kaldılar ama tabii ki bu benim nacizade düşüncem. Kimisi de ikilinin uyumundan mest olmuş bir şekilde diziyi tamamladı. Gel gelelim W‘daki çiftin uyumu benim için aynı ritimdeydi, ne kuru geldi ne de rahatsız etti tam kıvamındaydı.

İkilinin kimyasına değindikten sonra, bir diğer can alıcı başlığa giriyorum ki bu da hikayenin kendisi ve kurgusu. Gerçeklik ve çizgi roman arasında gidip gelen hikayenin nefes kesici kurgusu ve aksiyonu izleyiciyi adeta mest ediyor. Bölümleri sonunda bıraktırmak yerine ancak ortasından ortasına izleyebiliyorsunuz. İşin güzel kısmı da çok fazla dallandırıp budaklandırmadan olayların sonuçlanması, izleyici yormadan tatmin etmeyi amaçlıyor. Tabii ki kurguda sindirmemizi güçleştiren bir iki nokta var ama onları da olumsuz başlık altında sıralandıracağım. W‘nun kurgusu, aslında sizi tatmin etmeye ve sizi, soluksuz bir şekilde gerçekleşen kurgunun bir parçası yapmaya odaklanmış şekilde yazılmış. Çoğunlukla da bunu başarıyor. Müzikleri de bu kurguya dahil olmanızda büyük rol oynuyor.

Bir diğer beni etkileyen nedenlerden birisi ise, yan karakterlerin mükemmel kurgulanması ve yine oyuncu seçimindeki başarı. Dizide beni en çok güldüren karakter tartışmasız Si-eon Lee‘nin canlandırdığı Park Soon- bong karakteri oldu. Muhteşem iniş çıkışları ve olaylara verdiği kusursuz tepkilerle açık ara dizideki en iyi performanslardan birisi diyebilirim.

Neleri Rahatsız Etti?

Açıkçası çok fazla rahatsız eden etmenleri yoktu ama iki noktada takılı kaldım. Birincisi Oh-Yeon Joo karakterinin başlarda her şeye aşırı şaşırması, neredeyse düşünemeyecek noktada afallamaları ve izleyicinin algılayabilip kendisinin algılayamadığı durumların olması birazcık başlarda beni bir izleyici olarak sarstı. Sonrasında sanırım kendisi de hikayenin farklı kurgusuna ayak uydurmaya başlıyor ama ilk zamanlar birazcık göz batabiliyor, bunun dışında karakterde rahatsız olduğum herhangi bir durum söz konusu olmadı. Gel gelelim beni en çok rahatsız eden durum ise, aslında bu genel Kore dramalarında olan bir durum ki, sondan bir önceki sancı. Aynısını Fated to Love You dizisinde de hissetmiştim. Dizi bitimine son 5 bölüm kala, son bir manevra yaşatalım izleyiciye edasıyla kurgunun biraz saçmalaması. Neredeyse bir Lost sonu gibi bitecek hissi verdi son manevrada ama en sonunda o manevrayı kıvırmayı başardı ve beni tatmin etti. Eğer o sapmadaki kurgu ile devam etseydi üzücü bir hayal kırıklığı olacaktı ama 5/5’lik dramanın o 1 puanı buradan kırıldı diyebilirim.

Yine de her şeye rağmen nefes kesici bir Kore dramasıydı. Kesinlikle ikinci kez izlenilebilirlik özelliğine sahip olduğunu da söyleyebilirim çünkü içerisinde inanılmaz güzel detaylar var. Sahnelerin çizgiselleştirilmesi bile ayrı bir detay. Eğer hala izlemediyseniz acilen başlamanızı tavsiye ederim. Kendisi Netlix‘te mevcuttur bu arada.

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 66

W: Two Worlds” için bir görüş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön