Suspicious Partner

Baş rollerinde Ji Chang-Wook ve Nam Ji-Hyun‘un yer aldığı romantik komedi Suspicious Partner, gerçekten izleyicisine keyifli anlar sunmayı hedefleyen bir Kore draması.

Nedir bu Suspicious Partner?

Hukuk fakültesinde okuyan Eun Bong-Hee (Nam Ji-Hyun), talihsiz bir şekilde faili meçhul bir cinayetten suçlanır. Üstelik öldürülen kişi eski sevgilisi ve baş savcının oğludur. Bütün kanıtlar Eun Bong-Hee‘yi gösterirken, yanında staj yaptığı No Ji-Wook (Ji Chang-Wook) kendi davasına atanır. Güçlü adalet duyusu ve sert mizacı ile tanınan savcı, bütün baskılara rağmen Eun Bong-Hee‘nin suçsuz olduğuna ikna olur ve kendisine karşı açılan davayı düşürür. Bu da kendisinin kariyerine mal olur. İkilinin önlerindeki süreç ise daha zordur. Eun Bong-Hee, adını temize çıkarmayı hedeflerken, No Ji-Wook da savcılık kariyerine dönebilmek için bu bilinmez cinayet kumpasını çözmek durumundadır. Bunun yanı sıra ikilinin arasındaki gel gitler izleyiciye keyifli anlar sunmaktadır.

Neden izlemeliyiz?

Öncelikle izleme sebebi olarak bence Ji Chang-Wook başlı başına bir sebep. Kendisini Healer dışında farklı bir projede görmek istediğim için sevgili dayidream‘in kalbini çalan bu Kore aktörünü daha yakından incelemek istedim.

Sergilediği performansa bayıldım. Karakteri o kadar duru ve o kadar sade yansıtmış ki, drama içerisindeki gelişimini, tepkilerini, düşüncelerini o konuşmadan dahi anlayabiliyorsunuz. Ben zaten kendisinin Healer dizisindeki Park Bong-Soo karakterine bayılmıştım. Hatta Heale’da kendisine Keanu Reeves yakıştırması yapmıştım mimik sıkıntısı çektiğini düşünerek ama beni çok güzel yanılttı. Meğer kendisi, karakter sebebiyle o kadar düz bir yansıtma sunmuş bizlere, ki aslında düşününce de öyle olması gerekiyor. Nitekim yasal işler yapmayan bir hırsızdan bahsediyoruz ve hikaye içerisinde kendisi de duyguları olduğu fark ediyor. Neyse.

Kısacası Ji Chang-Wook, gerçekten tatlı mı tatlı bir rüya sevgilisi rolüne bürünmüş durumda bu hikayede. Tabi ben biraz da yine rol arkadaşı ile uyumunun da bunda etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu diziyi izlemeden önce, kendisi hakkında röportaj ve demeçleri okuduğumda Nam Ji-Hyun hakkında çok hoş şeyler söylemişti. Mesela, ideal kız arkadaşının onun gibi olması gerektiğine dair… Gel gelelim Nam Ji-Hyun, drama sonrası askerlik görevini yapmaya giden Ji Chang-Wook‘u ziyaretinden bahsederken Oraboni Oraboni diyip duruyor… Biraz hüzünlü ama yine de değişik bir manzara izleyici koltuğundan baktığınızda 🙂

Nam Ji-Hyun‘a değinecek olursak kendisi hakkında yazacağım çok fazla şey yok ama son 5 bölüme kadar beni rahatsız etmeyen tatlı mı tatlı bir performans sergilediğini söyleyebilirim. Ha bu son 5 bölüm olayının da kendisi ile hiçbir alakası yok tamamiyle senaryo kaynaklı bir soğuma hissiyatındayım, ona da aşağıda değineceğim.

Bu yukarıda gördüğünüz ufaklık… Dramadaki oyuncu seçimlerinin ne kadar başarılı olduğunun kanıtı. Çok isterdim daha çok izleyeyim, daha çok inceleyeyim ama katıldığı bölümlerde bile içimizi cızlattı, gülümsetti. Alıp içimize sokasımız geldi kendisini. Yan karakterler gerçekten eğlenceliydi. Bir Romance is a Bonus Book kadar olmasa da (şu zamana kadar izlediğim hiçbir dramanın yan karakterleri onun gibi olamadı çünkü) bu dramanın da yan karakterleri ve karakter hikaye döngüleri oldukça keyif verici ve dengeliydi. İnsan geçirme ihtiyacı duymuyor izlerken, bence önemli nokta da bu. Üstelik ana hikayeye de dahil ediliyorlar, kurguda muhakkak rolleri oluyor ki bence bu da oldukça dengeliyor hikayeyi.

Neler rahatsız etti?

Dizide beni çok fazla rahatsız eden kısım olduğunu söyleyemem ama en başta 16 bölüm olması gereken bir dizinin 20 bölüm olarak çıkartılması eminim ki senaristleri zorlamıştır. Ha bu senaristlerin fikriyse de büyük bir hataya düşmüşler çünkü son bölümleri gerçekten zorlayarak izledim. Uzun bölümler Eun Bong-Hee ve No Ji-Wook‘un ilişkilerinin sürümcemede kalması, ilişkilerine dair neredeyse bütün kararları Eun Bong-Hee‘nin vermesi gerçekten sonlara doğru sinirimi bozmaya başladı. Adamın tek hatası bir önceki ilişkisinde yaşadığı hayal kırıklığı ile yüzleşirken, yeni bir ilişkiye girmekten korkmasıydı ama olur mu? Eun Bong-Hee gerçekten yapmadığını bırakmadı çocuğa, Kore dramalarında neden hep erkek karakterler bu kadar hırpalanıyor anlamıyorum açıkçası. Eğer bu dizi 16’larda bitseydi gerçekten tadından yenmeyen bir dizi olurdu, hala öyle ama işte…

Buralar biraz Spoiler kokacak şimdiden haberini vereyim… Bir diğer merak ettiğim konu, yine acı çeken erkek karakterlerimizden Ji Eun-Hyuk (Choi Tae-Joon)’un akıbeti… Ne oldu o adamcağıza? Yıllarca kendisini affettirmek için No Ji-Wook‘a yapmadığı hokkabazlık, pozitiflik, içine atmışlık kalmamışken, en sonunda No Ji-Wook‘un onayını aldı mı? Peki ya Cha Yoo-Jung ile arasında olanlar netleşti mi? Biz 20 bölüm boyunca bunları da izledik, neden bunlar netleşmedi? Kim önemsiz olduğuna karar verip bu karakterlerin ilişkilerine dair ışık tutmadı? Birazcık burada üzdü Suspicious Partner.

Her Private Life dizisinden sonra beynime oksijen gönderen bir dizi olduğu için kendisi, her türlü minnettarım oyuncusundan, yönetmeninden senaristlerine (yine bile evet…) Eğer siz de hala izlemediyseniz ve soft, romatnik komedi aynı zamanda aksiyon dramalarına aşinaysanız, Suspicious Partner ‘i şiddetle tavsiye ederim. Netflix kullanıyorsanız eğer, kendisi şu anda Netflix‘te sizi bekliyor.

Paylaş:
Yazı oluşturuldu 65

Suspicious Partner” için bir görüş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön